Accessibility links

Breaking News

English in a Minute: Don't Hold Your Breath


English in a Minute: Don't Hold Your Breath
please wait

No media source currently available

0:00 0:01:00 0:00

This expression sounds like a warning of some kind. Find out how to use this idiom in this episode of English in a Minute!

Hepimizin yaşamak için nefes almaya ihtiyacı var.

En iyi yüzücüler bile nefeslerini sadece belli bir süre tutabilirler.

“Don't hold your breath”

Bu deyim yüzücüler ya da dalgıçlar için bir uyarı mı?

“Bu hafta sonu yeni dairene taşınmak için yardıma ihtiyacın var mı?”

“Gerek yok. Evan yardım edebileceğini söyledi. Kamyoneti var.”

“Evan mı? Evan'ı daha çok beklersin. Bana da taşınmama yardım edebileceğini söylemişti. Ve hiç ortalıkta görünmedi.”

“Peki. Bu hafta sonu ne yapıyorsun?”

İngilizce'de “don't hold your breath” yani kelime anlamı “nefesini tutma” olan deyim, gerçekleşme olasılığı çok yüksek olmayan, hatta imkansız durumlar için kullanılır.

Bazen çocuklar istediklerini elde edene kadar nefeslerini tutarlar, ki bu çoğu zaman işe yaramaz.

İngilizce'de gerçekleşme umudu olmayan durumlar için fikir beyan ederken “I wouldn't hold my breath” kalıbı da kullanılabilir.

XS
SM
MD
LG